APOLLON TAPINAĞI, DİDİM

Bu yaz hem tatil yapmak hem de dinlemek amacıyla gittiğim Didim‘de Apollon Tapınağı‘nı da ziyaret ettim. İyi ki gitmişim. Yoksa bu dünya harikası yeri görmekten eksik kalacaktım.

Peki Apollon Tapınağı’na nasıl gidilir, giriş ücreti ne kadar? Didim merkezden Apollon Tapınağı’na giden otobüsler mevcut. Bu otobüslere binip 10 dakika sonra dünya harikası tapınakta kendinizi bulabilirsiniz. Tapınağa giriş ücreti ise 10 lira.

Ege’nin saklı hazinelerinden Apollon Tapınağı’na adım atar atmaz büyüleniyorsunuz. Buram buram tarih kokan bu inanılmaz yapılar, sizi adeta Antik Çağ‘da bir yolculuğa çıkarıyor. Mistik havasına hayran olacağınız Apollon Tapınağı’nın kısaca tarihinden bahsedeyim. Antik Çağ’da yaşayan insanlar, kehanette bulunma gücünün insanlara Zeus ve Leto‘nun oğlu Apollon tarafından verildiğine inanırlarmış. Burada bulunan Apollon Philesios heykeli M.Ö.500 yıllarında yapılmış. Bir efsaneye göre, Apollon bir gün Didim’de çobanlık yapan Brankhos’a rastlar ve ona kehanetin sırlarını öğretir. Bunun üzerine çoban da Apollon adına ilk tapınağı kurar.

Adını efsanelerden alan Apollon Tapınağı’nın bir diğer adı da Didyma‘dır ve “ikiz kardeşler” anlamına gelmektedir. Bu tapınağa Didyma denmesinin sebebi ise, Apollon’un Tanrıça Artemis’in ikiz kardeşi olmasıdır.


Tapınak bataklık bir sahaya yapılmıştır ve 3 ana kısımdan oluşmaktadır.Tapınağa ilk girdiğinizde sizi devasa boyutlardaki sütunlar karşılıyor. Tapınak, toplam 112 sütundan oluşuyor. Ardından tapınağın yüksek merdivenlerini aşıyorsunuz ve karşınıza üstü kapalı ama yanları açık kısım çıkıyor. Ana kapıdan uzun bir tünelle de üçüncü kısma çıkıyorsunuz. Bu tünelde durup bir fotoğraf çekilin, benden size tavsiye 🙂

Tapınağa ilk girdiğinizde çatlak suratıyla sizi Medusa karşılıyor. Yunan Mitolojisi’ne göre Medusa, çok güzel bir kadınmış bu yüzden kadınlar tarafından çok kıskanılırmış. Gözlerine bakanı taşa çevirdiğine inanılan, yılan saçlı Medusa, kendisini Tanrılara adamış.  


Medusa, Gorgon  kardeşlerden tek ölümlü olanıdır ve Perseus  tarafından öldürülebilmiştir. Perseus, Graeae’nin ona verdiği ayna ile Medusa’ya bakabilmiş ve böylece kafasını taşa dönüşmeden kesebilmiştir. Kafasını kestikten sonra Medusa’nın boynundan denize sıçrayan iki damla kandan Chrisaor ve Pegasus doğmuştur. Bazı kaynaklarda kafası kesildiğinde Medusa’nın hamile olduğu yazar. İki çocuğun da babası Deniz Tanrısı Poseidon‘dur. Bir diğer kaynak ise Medusa’nın boynundan fışkıran her bir kan damlasının yılanlara dönüştüğünü söylemektedir. Aynı zamanda Poseidon’un heykeli de Didim merkezde bulunmaktadır. 


Apollon Tapınağı’nın projesi çok uzun tutulmuş. Hatta inşaat MS 200 lerde bile tamamlanamamıştı. Şimdilerde tapınağı gezerken gözünüze hala tamamlanmamış, tıraş edilmemiş taşlar gözünüze çarpıyor.

Tapınak, M.Ö 494’te, Kral Dara yönetiminde Miletos’a saldıran Perslerce tahrip edilmiş. Tapınağın yeniden yapımı ise Büyük İskender’in Pers zaferi sonrasına rastlamakta. Yapımı M.S. 2. yüzyıl ortalarına dek süren görkemli tapınak, yine de tam olarak bitirilememiş. Yeniden yapıldığı üzere bugünkü formunu alan tapınağın boyutları yaklaşık 109×51 m. Yapının ortasında bulunan, zamanında yalnızca rahip ve kahinlerin girebildikleri 53×21 m. boyutlarındaki “Sella Kutsal Alanı”, günümüzde konser ve sanat organizasyonlarına ev sahipliği yapıyor.

Son olarak, Apollon Tapınağı’nda size tapınakla ilgili tarihi bilgiler verebilecek rehberler mevcut. Tavsiyem onlarla beraber tapınağı gezmeniz. Böylece hem Antik Çağ’a dair tarihi bilgilerle donanacak hem de mistik havasıyla beraber dünyanın en görkemli tapınaklarından birini görmenin keyfini sürebileceksiniz.

Yazı ve Fotoğraflar: Cemre Nur Meleke
İletişim: cemrenur@meleke.com

About Cemre Nur Meleke

2 thoughts on “APOLLON TAPINAĞI, DİDİM

  1. Didime yeni taşındık, ve sürekli evde oturuyoruz, nasıl gitceğimizi kaç para olduğunu bilmiyorduk arabamız yoktu. sayenizde bir çok bilgiyi aldım çook teşekkür ederim. başka önerileriniz varsa gezdiğiniz yer varsa yazarsanız çok sevinirim

  2. Okuduğunuz için ben teşekkür ederim 🙂 Faydalı olduysa ne mutlu bana. Didim zaten küçük bir yer biliyorsunuz. Merkezindeki Anatolian Cafe'yi tavsiye ederim. Şirin bir yer beğenirsiniz 🙂

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir