Gezgin Kadınlara Göre Seyahat-3

21. Aydan Ayarcılar- Hayata Notlar

www.hayatanotlar.com

Benim için seyahat sadece yeni ülkeler, yeni insanlar, yeni kültürlerle tanışmak değil. Hem hayatı keşfetmenin hem de kendimi tanımanın bir yolu. Kendi sınırlarımı öğrenmenin ve sonra sınırlarımı genişletmenin…

Her yola çıkışımda hafiflediğimi hissediyorum; yanıma aldığım eşyalar, olmazsa olmazlarım, alışkanlıklarım, önyargılarım her seferinde azalıyor. Her yolculuktan yeni bir şeyler öğrenmiş olarak dönüyorum. Her seferinde kendimi biraz daha tanıyorum.

Hem dünyayı hem de kendini keşfetmeye hazır bir kadın olarak da yollardan vazgeçemiyorum.

22. Ayten Keser

Instagram: aytennkeser

İlk olarak bir seyahate karar vermekle başlar hikaye. Bazen bir anda çantanı alır koyulursun yola, bazen haftalarca, aylarca hazırlanır, her bir ayrıntısını büyük bir heyecanla tasarlarsın yolculuğun. Gün gelip çattığında, gece uyuyamaz, sabahı zor edersin. Bu ilk adımla başlar her şey. Uçak değildir tercih edilen. O bizi A noktasından B noktasına taşır. Peki ya yollar? Otobüs, araba, motor, bisiklet candır, canandır, bir araçtan öte yoldaştır bunlar. Road trip diye bir gerçek var. Dağları, tepeleri aşar, köyleri, kasabaları geçersin, gözünü ayıramazsın, öyle keyiflidir izlemek, yola, yolcuya ve hikayelere tanık olmak. Dedim ya bazen alırsın çantayı, vurursun yola kendini. Varmanın ötesinde yolda olmaktır mesele. Yol seni nereye, nasıl, ne zaman götürür bilemezsin, işte bu dünyanın sana sunduğu sürprizlerden sadece biridir. Tek yapman gereken, bu halet-i ruhiyenin tadını çıkarmaktır. Her insan ayrı bir hikaye. Ne kadar çok hikayeyle tanışacağını hayal dahi edemezsin. Her biri seni bir adım ileri taşır, her biri sana farklı bir şey katar. Bir bakarsın koca bir kitap olmuş ve ilerde bu kitabın sayfalarını her karıştırdığında gülümser, iyi ki dersin. İyi ki gitmişim. Küçük bir çanta alırsın yanına, ihtiyacın olduğunda herşeyi bulabilirsin, bu konuda kafanı yorma. Ayaklarını önemsemelisin, seni taşıyan onlar, rahat olmalarında fayda var. Bunun dışında birkaç parça kıyafet yeter de artar bile sana. Belki bir makina, fotoğraflarla ‘anı’larını saklaman adına. Bir defter ve bir kalemin olmalı mutlaka. Yazmalısın. Zaman geçtikçe bellek dolar, daha gerilere, en gerilere atar, o anki hissiyatı bir daha duyamaz, bulamazsın. İyisi mi sen yaz. Haritalar yapışmasın eline. Kaybol, kalabalığa karış. Belki bir ağaç çıkar karşına, gölgesinde dinlenebileceğin ya da kırmızı bir köprü, üstünden geçip gidebileceğin. Belki ufak, şirin bir kafe bulursun, belki eski bir kitapçı ya da ikinci el eşyaların olduğu tatlı bir dükkan. Ön yargılarından, tabularından kurtulmalısın. Aslında istesen de istemesen de olacak bu. Çünkü sen aynı kalmayacaksın, her adımda değişecek ve evrileceksin. Bir gün kendini kırsalın ortasında Bolivyalı bir çocukla oyun oynarken veya barda 60 yaşında bir amcayla dans ederken bulacaksın. Çok zaman sonra yolda veya bir hostel odasındaki ranzada veya 5000 metre yükseklikte bir yanardağda veya çölün ortasında veya devasa bir ormanda hiç tanımadığın, hiç bilmediğin bir şey duyumsayacak, farklı hissedeceksin. Sen Ayşe’nin annesi, Ali’nin babası, Fatma’nın öğretmeni, caminin hocası, ordunun askeri, Ahmet’in karısı, okulun öğrencisi değil bir insansın. Orada, senin için en özel olan noktada kendini bulacak ve kendinle tanışacaksın. Tüm sıfatlarından, sana dayatılandan uzakta safi özünle karşı karşıya duracak ve yüzleşeceksin. Sen misin? Nasılsın? Mutlu musun?

23. Elçin Kısacık – Gezi Elçiniz

www.gezielciniz.com

Benimkisi merak başka bir şey değil 🙂 İlk seyahatimde anladım ki dünya benim resmettiğimden çok daha büyük!  Ve dünyanın sadece doğduğumuz coğrafyasını görmek romanın sadece ilk sayfasını okumak gibi!

Seviyorum, seyahatin bana sağladığı orada yaşayan insanları anlama gücünü, seviyorum kitaplarda okuyup filmlerde gördüğümüz uzak yerlerin gerçekte nasıl hissettirdiğini bilmeyi, kokusuna, sesine, tadına kadar. Seviyorum tek başına seyahat etmenin özgürlüğünü ve hayır tek başına – kadın başına- seyahat etmekten korkmadım hiç. Gezgine sormuşlar en büyük korkun nedir, paranı çaldırmak mı, pasaportunu kaybetmek mi, yolda başına bir şey gelmesi mi, “eve” dönememek mi? Gezginin en büyük korkusu  “Bir daha seyahat edememektir”.  

Benim için her sene bir öncekinden daha çok yere gittiğim halde görmek istediğim yerler azalacağına artmaya devam etti. Daha görecek nice yerlerim beni bekleyen nice seyahatlerimin olduğunu bilmek de en büyük ilham kaynağım!

24. Ezgi Davutoğlu Özokutucu- MoveandTravel

www.moveandtravel.com

Kurumsal hayatın içinde “bir nefes alma” olarak başladığımız seyahatlerimiz,  yıl içindeki tüm tatilleri değerlendirip farklı yerlere gitmeye başlayarak bir tutku haline geldi. Gezmek benim için o şehrin tarihini ve kültürünü öğrenmek, yeni yerler keşfetmek, o şehirde yaşayanları gözlemlemek ve onlar gibi yaşamak, farklı tatlar keşfetmek, yanımda güzel kareler ve anılarla dönmek demek. Gitmeden önce mutlaka araştırdığım şehirlerde gezerken, sanki oraya ışınlanmışım ve bir rüyanın içindeymişim gibi hissediyorum. Her seyahatten dönerken mutlaka bir sonraki destinasyonu seçerek aslında hemen yeni bir seyahati planlamaya başlıyorum.

Seyahat etmeyi kendime verdiğim ve vereceğim en büyük hediye olarak görüyorum. Seyahatlerimi web sitemde anlatarak diğer insanlara da ufak bir hediye vermişim gibi hissediyorum. Lokal insanların takıldığı yerlerde takılmak seyahatteki en önceliğim. Tabii ki turistik yerleri ve müzeleri de gezmeden olmaz ama şehri şehir yapan içindeki insanlar. Biz kendi kafamızla o şehri gezmeye çalışırken yeteri kadar içselleştiremiyoruz. O ruhu hissedemiyoruz. Bu yeri geldiğinde parkta sandviç yemek, yeri geldiğinde ise her sabah şehrin insanları ile birlikte deniz kenarında koşmak olabilir. Restaurantları da bu mantıkla, merkezde değil yerleşim birimlerine yakın yerde tercih etmeye çalışıyoruz.

Gezerken o şehrin  ve o anın tadını çıkartmak bence kendiniz için en büyük anı. Bazen fotoğraf çekmek yerine o anın tadını çıkartmak ve sonrasında anımsamak beni çok daha mutlu ediyor. Ama tabi blog için bol bol fotoğraf da çekiyoruz. 🙂

MoveandTravel olarak “Orta gelirli bir çiftin seyahatleri” mottomuz bizim aslında yaşam tarzımız. Bu mottoyu bulmakta çok zorlanmadık çünkü gerçekten bütün paramızı seyahet etmeye ve yeni kültürler keşfetmeye harcıyoruz ve bundan çok mutluyuz…

25. Fatma Ekinci- Seyahat Notları

Instagram: seyahat_notlari

Seyahat etmek en büyük tutkum. Gezdikçe, keşfettikçe hayatıma yeni yeni anlamlar yüklüyor en önemlisi kendimi tanıma adına muhteşem şeyler yaşıyorum ve ne kadar uzağa gidersem kendime daha da çok yaklaşıyorum. Seyahat etmek için ihtiyacımız olan tek şey cesaret. Konfor alanımdan çıktığım ve o tadı aldığım zaman ne kadar doğru bir karar verdiğimi daha iyi anlıyorum. İnsanlar terapi niyetine seyahate çıkmalı bence, öyle güzel anılar biriktiriyor ki insan, arkama dönüp baktığımda iyi ki gitmişim demeden kendimi alamıyorum. Gitmem, keşfetmem gereken daha o kadar çok ülke/şehir  var ki sabırsızlıkla o günleri bekliyorum. Büyüdüğüm ortamda bunları düşünmek bile benim için bir hayaldi şimdi gerçekleştiğini gördükçe kendime olan güvenim artıyor.

26. Figen Karaaslan- Seyyahça

www.seyyahca.com

Şehirler arası yolculuklarla başlayan seyahatlerimde, yolda olmanın kendimi özgür hissettirdiğini fark ettim. Her yolculukta, dışarısıyla birlikte kendi içimi de gözlemliyordum. Rotalar, insanlar ve kültürler değiştikçe ben de farklılaşıyordum adeta… Dışarı yaptığım her yolculuk ve dışarıdaki her keşif, kendi içime yaptığım yolculukları tetikledi.

Başka ülkelere gitmeyi, yeni insanlarla tanışmayı, başka yaşamlarla yolumun kesişmesini seviyorum. Dünyayı, bana aktarılanlarla değil kendi gözlerimle görmek ve kendi deneyimlerimle keşfetmek en büyük keyif benim için… Tek başına seyahat ederek dünyayı, yeniden ve yargısız bir şekilde görebiliyorum. Yeni ülkeler, kültürler keşfetmeyi, yeni yol hikayeleri ve anılar biriktirmeyi seviyorum. İnsan hareket etmedikçe, rutinin içine giriyor. Ve aynı yerde kaldıkça, yerinde sayıyor ve sınırlı bir gerçeklikten bakıyor yaşama ve olaylara… Oysa hareket ettikçe, bir yerden bir yere gittikçe; başka ülkeleri gördükçe ve seyahat ettikçe bakış açısı da, ufku da genişliyor. Yaşamın paylaşarak daha anlamlandığına inandığım için yolda gördüklerimi, düşündüklerimi ve yaşadıklarımı Seyyahça isimli blog sayfamda yazarak paylaşıyorum. Kendinden yola çıkıp, dünyaya doğru sınırları ve ön yargıları kaldırmanın en iyi yolu seyahat etmek!

27. Serpil Kalaycı

Facebook: Serpil Kalaycı Bir Kadın Motosiklet Gezgini

Seyahat etmek, hele de motosikletle… benim için en önemli anlamı kendini keşfetmek ve olgunlaşmak. Nedense büyük kararlarımı yollar da alırken buluyorum kendimi .  Beraberin de kendine güveni inanılmaz artıran, insana bir şeyler başardığı hissini veren, tanıştığınız yeni insanlar, kültürler ve değişik atmosferlerle gerçekten yaşadığınızı hissettiren, ve dahası inanılmaz mutlu eden tek olgu benim için seyahat. Hani derler ya yollar çağırıyor. Evet seyahat daha sonrasında bir bağımlılığa  dönüyor. İster uzun, ister kısa, ister yurt içi, ister yurt dışı olsun herhangi bir geziden önce, özellikle bir gün önce yarın buralardan ayrılıp yola çıkacağımı düşünmek beni gerçekten heyecanlandırıyor. İnsan da ne stres, ne hastalık ne de günlük hayatın monotonluğu kalıyor.  Dedim ya sanki başka dünyaları keşfetmek ve büyümek seyahat ve tabi ki şiddetle tavsiye … 🙂

28. Simay Serdaroğlu- Supernicevisit

www.supernicevisit.com

Seyahat; benim için bir tutku, yaşam biçimi ve hayat ışığı. Ruhuma güç katan, ufkumu her seferinde daha da genişleten mucizevi bir eylem. İlk defa yürüdüğüm sokaklarda, bilmediğim insanların arasında dünyayı keşfetmek, uçsuz bucaksız olduğunu kabullenmek. Seyahat; sonsuz kültürler, tatlar ve deneyimler içerisinde şaşırmak, anlamak ve kendime bu zenginliklerden güzellikler katmak. Seyahat etmek hayatı algılamaktır, güzel anlar biriktirmektir. Aklınıza, kalbinize işlediği anda bırakamayacağınız bir tutkudur.

29. Şükran Meydan- Pustoodunya

www.pustoodunya.com 

Benim gibi 80’lerde çocuk olan  herkesin evinde  lambalı radyodan vardı. Dakikalarca  karşında oturur bir yandan dinlerken bir yandan da şehir isimlerini okurdum. Haritada yerlerini bulup  hayallere dalardım. Yıllar geçip de kendi ayaklarımın üstünde durunca hayaller bir bir gerçek oldu. Şimdi  koca dünya haritasını önüme aldığımda birçok ülkeye gittiğimi ve gezdiğim bütün müzeleri, uyuduğum bütün evleri, kaybolduğum bütün sokakları, tanıştığım insanları ve onların değişik  hayatlarını görür gibi oluyorum.

Gezmek size  ne katıyor diye soranlara hep aynı cevabı veriyorum; değişik kültür ve yaşamları gördükçe daha anlayışlı, hoşgörülü ve rahat bir insan oldum. Dünyanın çok büyük bizim küçücük olduğumuzu farkettim. Kimsenin kimseden farkı olmadığını mütevaziliği öğrendim. Kısaca gezmek  yola çıkmadan önce heyecan, döndükten sonra huzur veren bir duygu. O yüzden gezeyim daha çok gezeyim  istiyorum hatta herkes gezsin. Bu dünya hepimize yeter de artar bile, sevgilerimle  🙂

30. Yaprak Gürdal- Küçük Dünya

www.kucukdunya.com

Niye mi hep yollardayım? Çünkü yollara çıkmak, benim enerji depolamamı sağlıyor. Benim gözümde Kanada’nın vahşi doğa parklarında kamp ateşi yakmak da güzel, Karayipler’de 5 yıldızlı tatil köyünde kalmak da, Hindistan’da hayvanlarla aynı çatı altında uyumak da, Peru’da İnka yolunu yürümek de… Yakın uzak demeden gezmeyi seviyorum ben. Hem güzel ülkemin gizli kalmış köşelerini keşfetmeyi seviyorum, hem de okyanus aşırı kültürlerle tanışmayı… Gezdikçe haritamda işaretlediğim yerler artıyor, ama gitmek istediğim yerlerin listesi de bir şekilde büyüyor.

Bence gezmekteki en önemli kriter, neyle karşılaşacağına hazırlıklı olmak. Bugüne kadar gittiğim 50 ülkede hiç aç kalmadım, hiçbir ülkede neden oraya gittiğimi sorgulamadım. Kuzey Amerika’da gökdelen göreceğini, Avrupa’da tarih koklayacağını, Afrika’da gerçek doğayla baş başa kalacağını, suların altında dalarken de köpek balıklarıyla karşılaşacağını bilerek yola çıktıktan sonra bence hiç sorun yaşamazsın. 🙂

Ben yaşadığım sürece hayatımdan keyif alacağım. Bunun için de nefes aldığım sürece daha önce gözümün görmediği yerlere gidecek, daha önce ayak basmadığım yerlerde uyanacağım. Bu istek ve heves beni her daim genç tutacak, yıllara meydan okuyarak keşiflerime devam edeceğim…

 

Gezgin Kadınlara Göre Seyahat yazı dizisinin ilk ve ikinci bölümü:

Gezgin Kadınlara Göre Seyahat- 1 : http://gezginkadinlar.com/gezgin-kadinlara-gore-seyahat/

Gezgin Kadınlara Göre Seyahat- 2 : http://gezginkadinlar.com/gezgin-kadinlara-gore-seyahat-2/

İnstagram: Gezgin Kadınlar 
 
 
**Yazının devamı gelecek.

About Cemre Nur Meleke

4 thoughts on “Gezgin Kadınlara Göre Seyahat-3

  1. Muhteşem hikayeler, okudukça sizler gibi özgürce bir başına seyahat etmek, yeni yerlerde yeni insanlar tanimak için sabırsızlıkla gelecek o günleri bekliyorum, paylaştıklarıniz için teşekkür ederim, sevgiler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir