Milano ve Como Gölü Rehberi

Milano ve Como gölü İtalya’nın kuzeyine gitmişken mutlaka yapılması gereken bir rota. Yalnızca alışveriş şehri olduğu algısı Milano’ya haksızlık ama Como’dan da az bahsedilmesi daha büyük haksızlık. İki ya da üç gününüzü ayırarak yapabileceğiniz bir Milano ve Como turu olduğu gibi, Como’yu tatilcilere, kafa dinlemek isteyenlere daha uzun süreli öneririm. Detaylar yazının devamında. Diğer İtalya seyahat rehberleri için tık ve tık.

Milano: Gezilecek Yerler

Emanuela II
Duomo&Emanuela II

Öncelikle İsa’nın Son Yemeği konusunu açıp kapatalım. 2 ay öncesinden bakmaya başlamama rağmen hiç bir şekilde boş bir saat, iptal olan bir rezervasyon bulamadım. Arada bir son dakika iptal olursa kapıdan birilerini alıyorlarmış ama şehir efsanesi tadında bir duyum. (Last Supper yani İsa’nın Son Yemeği tablosu Milano’da Santa Maria Delle Grazie kilisesinde. Aylar öncesinden internetten yer ayırtmazsanız görmeniz çok zor).

Papa gelecek dediler

En meşhur noktadan başlayacak olursak, elbette ki Duomo meydanı ve katedrali. Ben katedrale girmedim, o sırayı çekecek gücüm yoktu, katedrallere (çoğuna giriyorum yine de gidince ama eğer Sagrada Familia ya da Floransa’da ki Duomo gibi değilse, her katedrale bir ton para bayılmaya bence gerek yok (kızmayın, mimari ya da sanat açısından bir şey demedim ama az bütçeli seyahatlerden bahsediyoruz burada)) o kadar para harcamaktan da hoşlanmıyorum. Katedrali dışarıdan didik didik gözlemleyin ama bence, etrafında ki müzeler de görülmeye değer sergiler oluyor, takip edin derim. Ayrıca hemen dibinde meşhuuuuuur Galleria Vittoria Emanuela II var. Yani dünyanın en eski avm’si. Avm denilince irkilmeyin hemen. Bu bildiklerinizden değil. Genellike pahalı markaların yer aldığı bir yer olsa da sırf dekorasyon için, simetri için gezilir. Ayrıca içeride bulunan kitapçıya, orada bulduğum en küçük (İtalyanca) “Küçük Prens” kitabı için müteşekkirim 🙂 Ayrıca Duomo’nun yakınında olan Piazza Mercanti (meydan) ve Palazzo Della Regione’yi de görebilirsiniz.

La Scala
La Scala

Galleria’nın meydana tam tersi olan tarafından çıkarsanız La Scala (Avrupa’nın en eski ve önemlilerinden) operasına ve Da Vinci heykeline çıkarsınız. Heykele bakındıktan sonra La Scala’ya bilet bulursanız mutlaka bir oyun ya da operaya gidin ya da o gün gösterim yoksa, prova da olmayacağından içeriyi mutlaka görün (müze gibi kapıda bilet alıp hem opera binasını hem müzesini görebilirsiniz, etkinlik biletleri için erkenden takibe almakta fayda var).

Brera&Sforza Kalesi

Sonra oradan düz devam edip Via dei Giardini’yi takip ederek Brera (sokaklarını en çok seveceğiniz bölge bence) bölgesini dolaşa dolaşa, Sforza kalesine varın. Kaleye ve avlusuna giriş ücretsiz ancak içeride farklı temalarda müze odalar var, içlerinden merak ettiklerinize bilet alabilirsiniz. Aynı bölgede bulunan Pinacoteca di Brera (ve kütüphanesine), hatta kapı açıksa kampüslere de girip gezebilirsiniz (kampüsleri görün, küçük ama dünya tatlısı dediğimiz türden :)) Kalenin diğer tarafında bir park (Parco Sempione) ve parkın önünde anıt yapıyı görebilirsiniz.

Sforza Kalesi, içeriden

Ben gidemedim ama üşenmeyin, binin metroya dikey ağaçlandırmadan yapılan evlerin olduğu Bosco Verticale’yi de görün. (Milano içerisinde en mantıklısı metro kullanmak eğer her noktaya uğramak istiyorsanız).

Gece: Naviglia

Naviglia bölgesinde yer alan Garibaldi metro istasyonunda inip gençlerin doldurduğu barlardan hangisine isterseniz girin ama benim önerim gidip mutlaka Opera33’ün kokteyllerini denemeniz, seçemezseniz siz ne aradığınızı söyleyin onlar yaratırlar. Benim gittiğim akşam (Milano’da bir gece arkadaşım ve ailesiyle otelde, diğer gece couchsurfing aracılığıyla tanıştığım Beatrice’de kaldım) Couchsurfing etkinliği vardı. Pek çok insanla tanışıp eğlenme fırsatım oldu.

                                                                            Milano: Yeme İçme

 

Yukarıda barlar sokağı tadında ki önerimi zaten yaptığım için direk diğer kısımlara geçiyorum.  Milano’nun pek çok yerinde bulabileceğiniz dilim pizzacı Spontini’yi, akşam 6 ya da 7 den sonra aperativo ve içki eşliğinde takılabileceğiniz Garibaldi barlarını deneyin. Duomo’nun oralar pahalı olsa da kahvaltı ya da öğle yemeği için Emanuela II de bulunan Motta’yı deneyebilirsiniz, kahveler ve bir yurt dışı klasiği kruvasanlar gayet lezzetli ve çeşit çeşit. Yalnızca iki gün kaldığım için yeme içme konusunda daha pek çok iyi seçenek bulabileceğiniz Milano için benden bu kadar. Bu arada adını hatırlamıyorum ama kapısındaki sıradan anında fark edebileceğiniz, Duomo’nun çevresindeki ara sokaklardan birinde bulunan Spontini pizzacısının karşı çaprazında harika bir dondurmacı (glutensiz seçenekleri de çok başarılı, külahı dahil) ve onun diğer karşı tarafında da nefis atıştırmalık tatlı ve tuzlu yiyecekler yapan yeşil tabelalı yere de mutlaka uğrayın.

 

Como Gölü ve Çevresi

Bence Milano’da değil biraz iyi bir bütçeyle gidilip Como’da kalınmalı. Ya da Como çevresinde ki adacıklarda. Milano’nun tavan yapmış hava kirliliğine bu kadar yakın ama havası, suyu ancak bu kadar uzak olabilirmiş bir yerin. Bir tarafı İsviçre bir tarafı İtalya olan göle ben direk Como merkezden başladım.

Como merkezinde bulunan, göle bakan herhangi bir yerde kahve, yemek keyfi yapabilirsiniz. Merkezde bulunan teleferikle (Brunate) tepeye çıkıp her yeri tepeden seyredebilir ve merkezdeki katedrali, diğer tarihi yapıları görebilirsiniz. Vaktiniz varsa benim içide kalan Spina Verde Bölgesel parkında yürüyüş yapabilirsiniz. Son olarak yine vaktinize ve tabanlarınızın kuvvetine bağlı olarak eğer bunlardan sonra devam etmek isterseniz Baradello kalesine çıkabilirsiniz.

Tekne Turları

Como’ya gitmişken eğer vaktiniz darsa ya farklı adacıkları dolaşan bir tekne turuna katılın (inebilirsiniz herhangi bir durakta ama benim zamanım yoktu bunu yapmaya) ya da bence vaktiniz var ise Como merkezden başlamak yerine Varenno- Esino durağından başlayın. Como merkeze göre biraz daha uzun sürer varmak ama oradan başlayarak Bellagio ve diğer adalara teknelerle uğraya uğraya, Como’ya vardığınızda çok mutlu olacağınıza eminim. Benim “artık bir dahakine” diye diye kendimi avuttuğum rotadır kendisi.

Ulaşım

Milano’ya İtalya’nın içinde bir yerden ulaşımı sağlayacaksanız en iyisi tren. Biz Bergamo hava alanına inmiştik (en ucuz şirketler genelde oraya getiriyor ve aslında Bergamo başka bir şehir ama Milano’ya 50 dakika civarı bir sürede varmıştık).

Como içinse Milano’dan trenle ulaşabilirsiniz ancak ineceğiniz durağa göre mutlaka biniş istasyonunuzu kontrol edin. Benim tavsiyem Milano Centrale’den Varenna’ya, Como San Giovanni’den de Milano Centrale’ye doğru bir yol izlemeniz.

İtalya hakkındaki yorum ve sorularınızı aşağıya bırakabilir, yine aşağıda bulunan butonlar ile post’u paylaşabilirsiniz. ❤

 

Yazı ve Fotoğraflar: Nisan Köknar
İletişim: nisan@seyyaharkeolog.com
Facebook: Seyyah Arkeolog
Instagram: seyyaharkeolog
Twitter: @seyyaharkeolog

About Cemre Nur Meleke

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir