Nicaragua

Latin Amerika diye başladığım yolculuğum çeşitli sebeplerden sadece Orta Amerika’yla sınırlı kalınca geldiğim, aslında gelmek için pek de heyecan duymadığım, geldikten sonra ise bütün olarak bölgedeki açık ara en favori ülkem olan: Nicaragua.

Kuzeyde tehlikeli(!) komşular Honduras ve El Salvador, güneyde ise fiyatlarıyla sırt çantalı gezginlerin korkulu rüyası Kosta Rika’nın arasında sıkışmış kalmış gizli bir cennet adeta. Ben bu seyahatimde daha ziyade ülkenin batısında Pasifik kıyıları civarında gezdim/geziyorum. Sadece bu bölgede bile aktivite alternatifleri o kadar çok, ortam o kadar huzurlu ve doğa o kadar güzel ki daha ayrılmadan tekrar gelmek istiyorum diyebilirim. Bu kadar sevince de bölgedeki görülebilecek şehirler ve yapılabilecek çeşitli aktivitelerden bazılarını sizinle paylaşmadan edemedim.

 

,

Kuzeyden başlamak gerekirse ilk durak Leon. Leon, İspanyol etkisinin mimarisinde bolca görüldüğü küçük bir şehir. Katedralin bulunduğu ana meydanı biraz kalabalık olsa da geneli itibariyle sakin. En görülmesi gereken yerlerinden biri katedralin çatısı dersem yanlış söylemiş olmam herhalde. Fakat giriş saatleri konusunda çok hassaslar, gidip 1 dakika geciktiniz diye kapıdan dönmeniz mümkün. Kalacak yer konusunda eğer partileyen insanları dert etmem derseniz Big Foot Hostel’i tavsiye edebilirim.

Leon’u kesinlikle ziyaret edilmesi gereken şehirlerden biri kılan, yaklaşık 1 saat mesafedeki Cerro Negro volkanı. Leon’a kadar geldiyseniz volkan boardu yapmadan dönmek olmaz. Hala aktif olan ama neyse ki bir süredir patlamayan bu volkana yaklaşık bir saat tırmanıp kızaklarla aşağı en hızlı inenlerden biri olmak için yarışabilirsiniz. Pek çok maceracının yapılacak listesindeki bu aktivite için yaklaşık 25-35 $ ödemeniz gerekiyor belirtmeden geçmeyeyim.

Sonrasında Granada’ya geçebilirsiniz. Granada, aslında Leon’a yapı olarak çok benzemekle birlikte, daha yenilenmiş ve daha turistik hale gelmiş bir şehir. Gölün kıyısında olması, yeme-içme alternatiflerinin bolluğu, kalacak yer seçeneklerinin güzelliği ve kalitesi sebebiyle hem yerli hem de yabancı pek çok turistin olmazsa olmaz duraklarından biri. Hostel önerim kesinlikle Hostel Azul. Hem yatakhane hem de özel oda seçenekleri mevcut. Hem çok temiz hem çok merkezi bir yerde. Granada için yapılacak en güzel aktivite sokakları arşınlamak. Katedralin kulesine çıkıp şehri ve parkı tepeden görmek keyifli. Bunun dışında öne çıkan bir binası olduğunu söyleyemem. Fakat 20 dakika mesafedeki Masaya Volkanını görmeden sakın dönmeyin. Sadece 3$ verip aktif bir volkanı bu kadar yakından görme fırsatını kaçırırsanız üzülürsünüz. Meksika mutfağı sevenler mutlaka burrito yemek için Taco Stop’a uğrasın, kaldığım süre boyunca en az bir öğünü burada yedim, size o kadar diyeyim.

Granada’dan günü birlik olarak Lagoon de Apoyo’ya geçebilirsiniz ama bence daha da iyisi birkaç gün kalın. Biz bir gün diye gidip 3 gün kaldık. 220 metre derinliğindeki bu volkanik gölün etrafındaki gizli otellerden birinde kalabilirsiniz. Biz Hostel Paradiso’da kaldık, şiddetle tavsiye ederim. Hem hostel hem manzarası hem de yemekleri muhteşem. Gitmişken benim için körili tavuk da yiyin 🙂 Burası daha ziyade huzur mekanınız olacak, yüzmek, bahçenin keyfini çıkarmak ve kano yapmak dışında bir şeye ihtiyaç duymayacaksınız.

Nikaragua’nın doğal yaşam cenneti Ometepe’ye geldi sıra. Rivas’dan feribotla sudan ucuza geçtiğiniz bu ada olmazsa olmazlardan. İçerisinde iki volkan barındırıyor. İsterseniz yaklaşık 5 saatlik tırmanış ile ikisine de (Concepcion ve Maderas) tırmanabilirsiniz. O kadar tırmanamam bana başka bir doğal güzellik söyle diyenleri 1-2 saatlik tırmanış ile San Ramon şelalelerine yönlendirebilirim. Hadi diyelim o kadar da tırmanmak istediniz o zaman sizi Ojo de Agua diye geçen dogal (!) havuzlara alalım.

Doğaya doyduysak şimdi surf yapmaya ve partiye doymaya San Juan del Sur’a geçebiliriz. Burada dikkat edilmesi gereken şey Nikaragua’da bir sürü San Juan olması, bizimki Pasifik kıyısında olan Del Sur. Bu şehrin en önemli özelliği Pazar günleri yapılan 4 bar gezilen partileri yani Sunday Funday Pool Crawl. Giriş için 30$ verdiğiniz karşılığında bir t-shirt ve rivayete göre ücretsiz shotlarla karşılandığınız bir aktivite. Çılgın partiler arayan yüzlerce gezginin buluştuğu bu organizasyonun fiyat/performans dengesi beklentilerimizin altında kalsa da yapmadan geçmek yazık olurdu.

Bunun dışında San Juan del Sur ve civarındaki çeşitli plajlarda surf dersi alabilir ya da sadece surf boardu kiralayarak kendiniz surf yapabilirsiniz. Saatlik ders ücreti 30$ civarında.  San Juan del Sur’da konaklama alternatifleri çok çeşitli. Bizim tercihimiz Casa Oro oldu. Bölgenin en yeni hostellerinden, her yere yürüme mesafesinde ve lezzetli yemekleri var. Tek sorunu dışarıdan alkol getirme konusunda katılar, ama çantaya attınız mı onu da halledebilirsiniz. Parti hosteli arayanları Pachamama ya da Naked Tiger’a yönlendirebilirim.

Özetle, Nikaragua doğa, huzur, parti, aktivite, volkan, tırmanış, okyanus, göl, gün batımı, gün doğumu… Ne ararsanız kolayca bulabileceğiniz çok keyifli bir ülke. Orta Amerika’da tek bir ülkeye gitmek istiyorum hangisine gideyim diyenlere şuan için cevabım, Nikaragua.

Yazı ve Fotoğraflar: Asuman Çakıroğlu

İletişim: asu@lifestrikesback.com 

Web: www.lifestrikesback.com

Facebook: www.facebook.com/lifestrikesback

Instagram: www.instagram.com/lifestrikesback

 

About Cemre Nur Meleke

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir